13 Mart 2017 Pazartesi

AZMİN ZAFERİ



    Faruk on iki yaşında mavi gözlü, sarı saçlı, uzun boylu, basketbol oynamayı çok seven bir çocuktu. En büyük hayali ileri de iyi bir basketbol oyuncusu olmaktı. Fırsat buldukça mahallede arkadaşlarıyla, okulda da okul takımıyla basketbol maçı yapardı.

    Güneşli bir pazar günü, ödevlerini bitirdikten sonra, mahalledeki arkadaşlarıyla yine buluşup basketbol maçı yaptı. Maç bittikten sonra, attığı basketlerin sevinciyle eve doğru koşarken büyük bir trafik kazası geçirdi.Faruk geçirdiği kazadan dolayı artık yürüyemiyordu. Tekerlekli sandalyeye mahkum kalmıştı.Okula artık tekerlekli sandalye ile gidip geliyordu. Faruk'un en çok üzüldüğü şey basketbol oynayamamasıydı.Basketbol oynayan arkadaşlarına çok imreniyordu, onlar oynarken uzaktan hep onları izliyordu. Bir gün bu durumu beden eğitimi öğretmeni fark etti.Öğretmeni Faruk'un yanına giderek ona:

- “Sende oynamak ister misin?”diye sordu.Faruk öğretmenine:

- Çok istiyorum ama yürüyemiyorum ki. Nasıl oynayacağım dedi.Öğretmeni ona gülümseyerek: 
- Çok istersen bunu başarabilirsin.

Faruk öğretmeninin söylediklerini bir süre düşündükten sonra oynamaya karar verdi.Her gün bahçelerindeki potada çalışmalar yaptı.Tekerlekli sandalyede zorluk çekse de pes etmedi.Bir süre sonra Faruk çok iyi oynamaya başladı.Tekerlekli sandalye onun ayakları olmuştu sanki.Faruk' un çalışmalarını ve oyunlarını gören öğretmeni onu tekrar takıma aldı. 

Faruk artık takımda arkadaşlarıyla basketbol oynuyordu ve çok mutluydu. İstekli  ve azimli olursak, pes etmezsek her şeyi başarabiliriz. 

Ümit Arda Yeşiltaş